6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin hafızalardaki yerini koruduğunu vurgulayan Demiralay, yaşanan büyük kayıpların ihmal ve bilinç eksikliğinin sonuçlarını açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti.
Başkan Demiralay, “Aynı acıları defalarca yaşamamıza rağmen hâlâ hazırlıksız yakalanıyorsak, burada sorun sadece doğada değil, insan aklındadır. Bilinç dediğimiz şey, deprem olduktan sonra konuşmak değil; olmadan önce önlem almaktır.
Bilinç, sağlam zeminde doğru yapılar inşa etmektir.
Bilinç, projeye uygun yapı yapmaktır.
Bilinç, “bir şey olmaz” demek yerine “ya olursa” diye düşünmektir.” dedi.
İnşaat Mühendisleri Odası olarak bilimin ve mühendisliğin rehberliğinde güvenli yapılar ve dirençli kentler oluşturulması için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Demiralay, amaçlarının yalnızca mesleki faaliyet yürütmek olmadığını vurguladı.
Demiralay açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “İnşaat Mühendisleri Odası olarak bizler, bilimin ve mühendisliğin ışığında güvenli yapılar ve güvenli kentler için çalışıyoruz. Amacımız yalnızca mesleğimizi icra etmek değil, 6 Şubat’ta yaşadıklarımızın bir daha tekrarlanmaması için toplumda bu bilinci yaymaktır.
Deprem kimseyi ayırt etmez. Zengin, fakir, genç, yaşlı demez. Ama bilinç ayırt eder. Bilinçli toplumlar daha az kayıp verir. Bilinçli bireyler yaşadıkları şehrin, binanın, sokağın sorumluluğunu alır.
Biz mühendisler, uzmanlar ve meslek odaları olarak üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Ancak unutulmamalıdır ki güvenli bir gelecek, yalnızca kurumların değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğudur.
Bu bilinçle yapılan her yapıda; fayansı, dış cephesi, mobilyaları tartışılmadan önce statik projesinin kimler tarafından çizildiği, bu projeye ne kadar önem verildiği ve yapım sürecinde inşaatın bir inşaat mühendisi tarafından takip edilip edilmediği sorgulanmalı, bu konular açıkça tartışılmalıdır. Çünkü bir yapının güvenliği süslemelerinde değil, taşıyıcı sisteminde başlar.” ifadelerine yer verdi.
Demiralay açıklamasını, “Bugün depremi değil, bilinci konuşuyorsak; yarın kayıpları değil, yaşamı konuşabiliriz.” sözleriyle tamamladı.
